İçeriğe geç

Psikolojik kabullenme nedir ?

Psikolojik Kabullenme Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme

Siyaset bilimi, toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin ve kurumların insanlar üzerindeki etkisini inceler. Güç, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik düzeyde de önemli bir rol oynar. Psikolojik kabullenme, bireylerin toplumsal, kültürel ve siyasal yapılar içinde kendilerini ve çevrelerini nasıl algıladıkları ve bu yapıları nasıl içselleştirdikleri ile ilgilidir. Bu kabullenme süreci, iktidar ilişkileri, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık anlayışı çerçevesinde şekillenir. Bu yazıda, psikolojik kabullenmeyi siyaset bilimi üzerinden, iktidar, kadın ve erkek bakış açıları ile ele alarak daha derinlemesine inceleyeceğiz.

İktidar ve Psikolojik Kabullenme

Siyaset bilimi açısından iktidar, bir toplumda bireyler ve gruplar arasındaki güç ilişkilerini düzenleyen en temel unsurdur. Psikolojik kabullenme, iktidar yapılarına karşı bir tür içselleştirme sürecidir. Bir toplumda, iktidar genellikle bireylerin düşünce biçimlerini ve davranışlarını şekillendirir. Hegemonik iktidar, bireylerin toplumsal düzeni kabullenmesini ve bu düzene uyum sağlamasını sağlar. Bu durum, Antonio Gramsci’nin hegemonya kavramında ifade ettiği gibi, egemen sınıfların, ideolojik araçlar ve kurumlar aracılığıyla toplumu kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmesini içerir.

Psikolojik kabullenme, bireylerin bu iktidar ilişkilerini içselleştirmesi ve toplumsal normlara, kurumlara ve ideolojilere uyum sağlaması sürecidir. Örneğin, baskıcı bir rejimde yaşayan bireyler, sürekli olarak iktidarın meşruiyetini kabullenmeye zorlanabilir. Bu kabullenme, psikolojik düzeyde dirençle karşılaşabilir ya da tamamen içselleştirilebilir. Ancak, kabullenmenin derecesi, iktidarın doğasına, uygulamalarına ve toplumdaki toplumsal cinsiyet rollerine de bağlıdır.

Kurumlar ve Psikolojik Kabullenme

Kurumlar, psikolojik kabullenme sürecinin en güçlü yapılarından birini oluşturur. Eğitim, medya, din, hukuk gibi sosyal kurumlar, bireylerin toplumsal yapıyı ve normları nasıl algıladığını belirler. Bu kurumlar aracılığıyla bireyler, kabul edilen değerleri öğrenir ve bunları içselleştirir. Ancak, bu süreç her zaman bilinçli değildir. Bireyler, toplumlarındaki egemen değerleri ve normları genellikle sorgulamadan kabul ederler.

Örneğin, eğitim sistemi, genç bireylerin dünyayı nasıl algıladığını biçimlendirir. Toplumsal roller, cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörler, bireylerin iktidar ilişkileri ve toplumsal düzeni nasıl kabullendiğini etkiler. Kadınlar ve erkekler, bu yapılar içinde farklı kabullenme süreçlerinden geçerler. Kadınların toplumsal yapıyı kabullenmesi, genellikle daha fazla dışsal baskılara ve sosyal normlara dayalıdır. Erkekler ise toplumsal rollerini genellikle daha stratejik ve güç odaklı bir şekilde kabullenirler.

İdeoloji ve Psikolojik Kabullenme

İdeoloji, bireylerin dünya görüşlerini ve toplumsal düzen hakkındaki algılarını şekillendirir. Bir toplumda egemen ideolojiler, psikolojik kabullenmeyi sağlayan güçlü araçlar olabilir. Kapitalizm, sosyalizm, feminizm veya milliyetçilik gibi ideolojiler, bireylerin kendi kimliklerini ve toplumla olan ilişkilerini nasıl kuracaklarını belirler.

Kadınların ve erkeklerin ideolojiye yaklaşım biçimleri, toplumsal cinsiyet rollerine göre farklılık gösterir. Erkekler, ideolojileri genellikle güç ve strateji temelli olarak kabullenebilirler. Bir ideolojiye katılmak, onlara toplumdaki üstün konumlarını pekiştirme fırsatı sunabilir. Kadınlar ise daha çok toplumsal etkileşim, eşitlik ve katılım perspektifinden ideolojilere yaklaşır. İdeolojik kabullenme, kadınlar için bazen toplumsal dönüşümün aracı olabilirken, erkekler için statükonun korunması adına bir güç gösterisi halini alabilir.

Vatandaşlık ve Psikolojik Kabullenme

Vatandaşlık, bireylerin devletle ve toplumla olan ilişkisini belirler. Psikolojik kabullenme, bu ilişkilerin bireyler tarafından nasıl içselleştirildiğini de ifade eder. Demokrasi, eşitlik ve haklar gibi kavramlar, bireylerin devlet ve toplumla olan bağlarını psikolojik düzeyde nasıl kabul ettiklerini şekillendirir. Örneğin, demokratik bir toplumda vatandaşlar, eşit haklara sahip olma fikrini genellikle kabullenirler. Ancak, bu kabullenme süreci, toplumun tüm kesimlerinde eşit olmayabilir. Bazı gruplar, toplumsal normları kabul ederken, diğerleri bu normlarla çatışabilir ve karşı koyabilir.

Kadınların vatandaşlık anlayışı, genellikle eşitlik, katılım ve toplumsal haklar odaklıdır. Kadınlar, daha demokratik ve kapsayıcı bir toplumsal düzeni kabullenmeye daha yatkın olabilirken, erkeklerin kabullenmesi genellikle toplumsal güç yapıları ve stratejik çıkarlar üzerinden şekillenir. Bu durum, toplumsal cinsiyetin ve iktidarın psikolojik kabullenme sürecindeki rolünü açıkça ortaya koyar.

Provokatif Bir Soru: Psikolojik Kabullenme Güç İlişkilerini Nasıl Şekillendiriyor?

Psikolojik kabullenme, yalnızca bireylerin içsel bir durumunu değil, aynı zamanda toplumsal güç yapılarını ve iktidar ilişkilerini de şekillendirir. Peki, psikolojik kabullenme süreci, gücü elinde tutan sınıflar tarafından daha fazla mı içselleştirilmektedir? Kadınlar ve erkekler arasındaki farklı kabullenme süreçleri, toplumsal eşitsizlikleri ne ölçüde pekiştirebilir? Ayrıca, toplumsal cinsiyetin bu süreçteki rolü, demokrasi ve eşitlik anlayışına nasıl yansır?

Etiketler: psikolojik kabullenme, siyaset bilimi, iktidar, toplumsal düzen, ideoloji, kadın, erkek, vatandaşlık, toplumsal etkileşim, güç ilişkileri

10 Yorum

  1. Arife Arife

    Obsesif kompulsif bozukluk, ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleri ile tedavisi mümkün olan bir hastalıktır . Hastalığın tedavisinde en sık kullanılan yöntemler ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi olurken, cerrahi müdahale ilaç tedavisinin ve psikoterapinin yeterli olmadığı durumlarda kullanılmaktadır. Çocuklarla ilk karşılaşmada büyük bir sevinçle selamlamak, gün boyunca onlara duygu dolu birkaç dakika ayırmak, çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılar ve ilişkileri güçlendirir .

    • admin admin

      Arife!

      Fikirleriniz yazının özünü ortaya çıkardı.

  2. Zafer Zafer

    Kabullenme: acı veren duygu, dürtüler ve duyumlar için bir alan hazırlama ve herhangi bir çatışmaya ya da kavgalaşmaya girmeden, onların gitmesine izin verme . Şimdiki zamanla temasa geçme : tamamen şimdi ve buradaki deneyimle, açık ve meraklı bir yaklaşımla ilişki kurma. Psikolojide kullanılan ”kabul” terimi ise bir durumu olduğu gerçekliğiyle fark etmek ve kabul etmek anlamına gelir.

    • admin admin

      Zafer!

      Fikirleriniz yazının özünü ortaya çıkardı.

  3. Zehra Zehra

    Kabullenmek Nedir? Psikolojik kabul genellikle şu andaki düşünce ve duygu deneyimlerimizi ifade eder . Öfkemizi, suçluluğumuzu, hüsranımızı, üzüntümüzü, kaygımızı, utancımızı veya diğer olumsuz duygularımızı kabul edebiliriz. Bu duygulara katkıda bulunan düşünceleri de kabul edebiliriz. Kabullenme: acı veren duygu, dürtüler ve duyumlar için bir alan hazırlama ve herhangi bir çatışmaya ya da kavgalaşmaya girmeden, onların gitmesine izin verme .

    • admin admin

      Zehra! Sevgili dostum, değerli katkınızı aldığımda yazımın eksik kalan yönlerini görme şansı buldum ve bu sayede metin daha bütünlüklü, daha ikna edici ve daha güçlü bir akademik çerçeveye kavuştu.

  4. Yasin Yasin

    İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme … Bunlar yasın beş evresi olarak biliniyor. Obsesif kompulsif bozukluk, ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleri ile tedavisi mümkün olan bir hastalıktır . Hastalığın tedavisinde en sık kullanılan yöntemler ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi olurken, cerrahi müdahale ilaç tedavisinin ve psikoterapinin yeterli olmadığı durumlarda kullanılmaktadır.

    • admin admin

      Yasin!

      Her ayrıntıda aynı fikirde değilim, fakat teşekkür ederim.

  5. Önder Önder

    Overthinking (aşırı düşünme ); geçmişte yaşanan olaylara takılı kalmak, sık sık geleceği düşünmek ve gerçeklikten uzak varsayımlarda kaybolmaktır. Günümüzde yoğun stres, belirsizlik, kaygı, depresyon ve yüksek beklentiler aşırı düşünme durumunu arttırmıştır. Kabul: ACT, kişilerin acılarını ve sıkıntılarını kabul etmelerini teşvik eder . Kişilerin kendilerine şefkatle yaklaşmalarını ve kendilerini yargılamadan kabul etmelerini öğütler.

    • admin admin

      Önder!

      Sağladığınız fikirler, çalışmamın yönünü daha doğru bir şekilde çizmemi sağladı.

Önder için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu
Sitemap
elexbetbonus veren bahis siteleribetexper güncel