Güç, İktidar ve Kabine Toplantıları: 16 Ocak 2026 Analizi Siyaset bilimi, sadece seçim sonuçlarını veya kamu politikalarını incelemekle sınırlı değildir; aynı zamanda güç ilişkilerini, toplumsal düzeni ve birey ile devlet arasındaki hassas dengeleri anlamaya çalışır. 16 Ocak 2026 Kabine toplantısı, yüzeyde bir yönetim pratiği gibi görünse de, aslında iktidarın nasıl kurumsallaştığını ve meşruiyetini sürdürdüğünü anlamak için bir fırsat sunuyor. Bu yazıda, toplantıyı yalnızca bir tarih ve gündem maddesi olarak değil, güç, kurumlar ve ideolojilerin bir kesişim noktası olarak ele alacağım. İktidarın Kurumsal Yüzü Kabine toplantıları, modern devletlerde yürütme organının en görünür ritüellerindendir. İktidar burada sadece bir yönetim mekanizması değil, aynı…
Yorum BırakGünlük Rotasyon Yazılar
Kelimenin ve Anlatının Gücü: Şeyh Edebali Mezhebi Üzerine Edebi Bir Yolculuk Edebiyat, insan ruhunun ve tarihsel bilincin bir aynasıdır. Kelimeler, yalnızca anlam taşımakla kalmaz; semboller aracılığıyla duygulara dokunur, anlatılar aracılığıyla toplumsal hafızayı yeniden şekillendirir. Şeyh Edebali’nin öğretileri ve onun temsil ettiği mezhep anlayışı, yalnızca dini bir çerçevede değil, aynı zamanda kültürel ve edebi bir mercekten de incelendiğinde, dönüştürücü bir anlatının merkezinde durur. Bu yazıda, edebiyat perspektifinden Şeyh Edebali mezhebi konusunu irdeleyerek, metinler arası ilişkiler ve kuramsal çerçeveler üzerinden bir yorum sunacağım. Şeyh Edebali: Tarihsel ve Kültürel Bir Karakter Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde manevi bir rehber olarak bilinir. Ancak…
Yorum BırakAmfi’nin Açılımı ve Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Değerlendirilmesi Amfi, çoğu zaman “amfi tiyatro” veya “amfi salon” olarak bilinse de, bir yapının açılımı aslında çok daha derindir. Amfi, kökeni Yunanca olan bir kelimedir ve “etrafını sarma” veya “etrafı çevreleme” anlamına gelir. Bu kelime, genellikle bir etkinlik alanının etrafını saran, seyircilerin büyük bir alana dağılmadan etkinliği izleyebilmesi için tasarlanmış yapıları tanımlar. Ancak, amfi kelimesi sadece fiziksel bir yapı olmanın ötesinde, toplumsal yapılar içinde de önemli anlamlar taşır. Bu yazıda, “amfi’nin açılımı” konusunu, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden inceleyeceğim. Amfi’nin Toplumsal Cinsiyetle İlişkisi İstanbul’daki toplu taşımalarda, bazen sabah…
Yorum BırakAlan Sınavı Olmayan Öğretmenler Hangi Sınava Girecek? Öğretmenlik mesleği, ülkemizdeki eğitim sisteminin belkemiğini oluşturuyor. Her yıl yüzlerce öğretmen adayı, eğitim fakültelerinden mezun olur ve bir öğretmenlik pozisyonuna başvurmak için çeşitli sınavlara girmeye başlar. Ancak, öğretmenlik alanındaki kariyer yolculuğu sadece bu sınavlarla sınırlı değil. Birçok öğretmen, alan sınavına girmemekle karşı karşıya kalabiliyor. Peki, alan sınavı olmayan öğretmenler hangi sınavlara girecek? İçimdeki mühendis böyle diyor: “Mantıklı ve sistematik bir çözüm bulmak gerek!” Ancak, içimdeki insan tarafı ise, bu konuya daha empatik ve insani bir açıdan yaklaşmak istiyor. Hadi bunu birlikte keşfedelim. Öğretmenlik ve Sınavlar: Sistemin Yükü ve Değişen Düzen Öğretmenlik, tıpkı mühendislik…
Yorum BırakAfri Cola İsrail Malı Mı? Bir akşam, arkadaşlar arasında çok muhabbet var. Bir yanda kışa hazırlık yapanlar, diğer yanda yeni bir diziyi izleyenler, bir yanda da “ne içsek” meselesi başgöstermiş. Tabii, her zamanki gibi konu dönüp dolaşıp içecekler üzerine gelmişken, Afri Cola’dan bahseden bir arkadaşımın lafını duydum. Birinin “Afri Cola İsrail malı mı?” diye sorması, ortamda birdenbire silah sesi gibi yankılandı. Herkes bir anda kafasını kaldırdı. “Ne oluyor, sanki İsrail’den gelmiş gibi soruyorsunuz” dedim. Ama o da ne, bu basit bir içecek sorusundan çok daha fazlasıymış. Afri Cola, birçok insan için nostaljik bir içecek. Rengi, şekli, ambalajı derken tam “hani…
Yorum BırakToplam Kaç Tane Harf Var? Bir kelimeyi okurken, bir cümleyi yazarken veya bir dildeki metni incelediğimizde fark ettiğimiz ilk şeylerden biri, harflerin varlığıdır. Ama bir soru var: Toplam kaç tane harf var? Bu soru, görünenin ötesine geçerek farklı açılardan tartışılabilir. Kimine göre bu sorunun cevabı matematiksel ve sayısal bir bulmacadır; kimine göre ise dilin ve iletişimin derinliklerine inen felsefi bir sorudur. Benim için bu tür sorular biraz kafa karıştırıcı olsa da, aynı zamanda merak uyandırıcı. Çünkü bir mühendis olarak, her şeyin bir sayısı olmalı, doğru mu? Ama bir insan olarak, “bir harf ne kadar önemli olabilir ki?” sorusu da aklımı…
Yorum BırakLütfü Etmek: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Edebiyat, kelimelerin yalnızca anlam taşımadığı; ruhları, düşünceleri ve duyguları harekete geçiren bir mecra olarak kendini gösterir. Her metin bir sembol, her karakter bir aynadır; okurun iç dünyasında bir yankı uyandırır. Anlatı teknikleri aracılığıyla yazarlar, okuyucuyu sadece hikâyenin içine çekmekle kalmaz, aynı zamanda insani deneyimlerin evrensel boyutlarına da dokunur. Bu bağlamda “lütfü etmek” kavramı, edebiyat perspektifinde hem eylemsel hem de duygusal bir zenginlik taşır: başkasına karşı gösterilen incelik, hoşgörü ve cömertlik, metinlerin sayfalarında yaşam bulur ve okurda yankılanır. Lütfü Etmenin Anlamı ve Edebiyatla İlişkisi Lütfü etmek, klasik anlamıyla birine iyilik yapmak, bağışlayıcı ve cömert davranmak demektir.…
Yorum Bırakİlk Türk Takımı Hangisidir? (Ve Şimdi Düşünme Zamanı) Hadi bakalım, yine neyi tartışıyoruz? “İlk Türk takımı hangisidir?” sorusunu. Evet, bu soru, düşündüğünüz kadar basit değil! Ama endişelenmeyin, ben de sizler gibiyim; bazen hayatın çok basit bir soruya bile derin bir anlam yüklemeyi severim. 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, kafasında sürekli deli sorular olan bir gencim. Arkadaş ortamında espriler patlatırken, bir yandan da her şeyin altını üstünü, köklerini, sonuçlarını falan düşünürüm. Ama bunu da size yansıtmam. Çünkü kimse hayatın anlamını bulmaya çalışırken gülmekten vazgeçmek istemez, değil mi? Şimdi gelin, biraz eğlenelim, hem de Türk futbolunun köklerine inelim. Gerçekten ilk Türk futbol takımı…
Yorum Bırakİçsel Bir Merak: Suç, Kimlik ve Memuriyet İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak, zaman zaman yasa, kimlik ve toplum arasındaki ilişkiye dair sorular zihnimi kurcalıyor. “Kaçakçılık suçu memuriyete engel mi?” sorusu da bu merakın bir parçası. Bu soru, sadece hukuki bir meseleden ibaret değil; aynı zamanda bireyin kendi davranışlarını, toplumsal normlarla olan bağını ve duygusal zekâ ile yüzleşmesini gerektiriyor. Gelin bu konuyu psikolojik bir mercekten birlikte inceleyelim. Psikolojide suç ve ceza ilişkisi, bireyin karar alma süreçlerinden, toplumla etkileşimine kadar geniş bir yelpazede ele alınır. Bu yazıda bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifleriyle kaçakçılık suçunun memuriyete…
Yorum BırakUyuşmazlık Mahkemesi Hangi Anayasada? Şimdi, biraz derinlere inelim. Bildiğiniz gibi, gündelik hayat bazen öyle karmaşık hale gelir ki, bir şeyin “günlük” olup olmadığını bile tartışabiliriz. Mesela geçen gün arkadaşlarla bir kafede otururken, yan masada bir çift tartışıyordu. Kadın, erkeğe “Bir daha o konuyu açma!” diyor, adam ise “Neyini beğenmedin, şaka yapıyordum!” şeklinde savunuyor kendini. Kısa süre sonra tartışma alevlendi ve aniden her şey, Uyuşmazlık Mahkemesi’ne kadar gidebilir gibi bir hale büründü. Tabii o sırada, kendimden geçtim. “Uygulamada böyle mi oluyor? Acaba Uyuşmazlık Mahkemesi hangi anayasada yer alıyor?” diye içimden geçirirken, hemen aklıma şu geldi: “Yani bu adamlar gerçekten mahkemelik mi…
Yorum Bırak