Aseksüeller Aşık Olabilir Mi? İzmir’den Bir Genç Yetişkinin Mizahi Bakış Açısı
Herkese merhaba! Bugün, hem derin düşüncelere dalıp hem de kafamızda biraz eğlenceli fırtınalar estirecek bir konuyu ele alıyoruz: “Aseksüeller aşık olabilir mi?” Evet, bu soru biraz karmaşık ve bir o kadar da merak uyandırıcı. Hem de bir yandan eğlenceli, hem de ciddi. Ama tabii, ben kimseyi sıkmamaya çalışacağım. Şu an İzmir’de çayımı içip, aklımda birkaç düşünceyi toparlamaya çalışırken, bu soruya biraz mizahi ve yaratıcı bir açıdan yaklaşacağım. Yani, işin içine biraz espri, biraz da gereksiz ama keyifli derin düşünceler katacağız.
Aseksüellik Nedir? Kısa Bir Anlatım
Şimdi, “Aseksüel ne demek?” diye soranlar olabilir. Öncelikle, “seksüellik” derken herkesin kafasında beliren farklı bir kavram olduğunu kabul ediyorum. Eğer seksüellik bir pizza gibi düşünülürse, o pizzanın içinde farklı malzemeler var; kimisi bol peynirli, kimisi bol mantarlı, kimisi de tamamen marjinal bir şekilde tatlıyla servis edilen bir pizza. İşte, aseksüel bir kişi, bu pizzadan pizza dahi istemeyen bir insan olabilir. Seksüel çekim, arzular, yani o ünlü “romantik ilişki” anlayışı herkes için aynı şekilde gelişmeyebilir. Aseksüel insanlar, romantizm, duygusal bağ ve sevgi gibi hissiyatları deneyimleyebilir ama bunları cinsel çekimle karıştırmazlar.
Ama bir an için başka bir bakış açısına geçelim: Bunu basitçe “benim pizza isteğim yok” diyerek anlatmaya çalışıyorum ama bu “benim pizzamın olmadığını kabul etmiyorum” anlamına gelmiyor. Yani, aseksüellik, her zaman bir insanın “aşkı” yaşayamaması ya da bu tür duygulardan yoksun olması anlamına gelmez.
Aşk ve Aseksüellik: Farklı Bir Perspektif
Aseksüel olmak, yani cinsel çekim hissetmemek, aşık olmanın ya da birini sevmenin önünde bir engel midir? Bence değil. Aşk, benim gözümde, daha çok o kişiyle geçirdiğin zaman, onunla geçirdiğin anların güzelliği, gülüşmeler, bakışlar ve küçük jestlerle bir araya gelen bir duygudur. Tabi burada, “bu gerçekten aşk mı?” diye sorgulayan bir iç ses var: “Aşk, bir insana cinsel çekim duymaktan mı ibarettir? Yani o kişiye karşı sadece hissettiğin duygular mı aşkı oluşturur? Yoksa seksüel bir şeyler hissediyor musun diye soracak mıyız?”
Durun bir dakika, sakin olalım. Kimseyi test etmiyorum. Yani bu sadece bir düşünce.
Aseksüel biri de aşık olabilir, değil mi? Cevap: Evet. Cevap çok basit ve net: Aseksüel bir insan da aşık olabilir. Fakat aşka dair deneyimleri belki biraz farklıdır, ama bu, aşık olamayacakları anlamına gelmez. Bir insan başka bir insana bağlanabilir, onu sevebilir, onun yanında huzur bulabilir. Ve evet, bazıları yine buna “aşk” diyebilir.
Aşkı “Seksiz” Yaşamak Mümkün Mü?
Aşk ve seks, toplumumuzda o kadar iç içe geçmiş durumda ki, ikisini ayırmak gerçekten zor olabiliyor. Hatta bazen, “Aşk yoksa, ilişki de yoktur” gibi klişelerle karşılaşıyoruz. Hadi, ben biraz “standart” izlediğim ilişkilerimden örnek vereyim. Arkadaşlarım, “Ya işte biz hafta sonu buluştuk, çok iyi vakit geçirdik!” dediklerinde, hemen “Aşk bu mu?” diye sormak geçiyor içimden. Yani aşk, illa bir cinsel çekimle ölçülen bir şey değil. O buluşmalar, birbirinin sesini duyduğunda için ısınan kalp, “İşte bu doğru kişi” hissiyatı, bunların hepsi aşk olabilir.
Ben de bir noktada, “Haa demek ki ben de aseksüelmişim, o zaman! Çünkü kimseye cinsel anlamda bir şey hissetmiyorum” dedim ama sonra fark ettim ki: Aşk, bence biraz daha ruhsal bir mesele. Ve bu, cinsellikten bağımsız olabilir. Ama iç sesim hemen karşı çıkıyor: “Ama aşk, cinsellikten çok uzak bir şey olabilir mi? O zaman belki de aşkın tam tarifini yapamam. Birilerine çılgınca bağlanma hali, romantizm, duygusal bağ değil mi?”
Hah! İşte yine kafam karıştı. O yüzden, aslında aşkın her hali bir diğerinden farklı olabilir. Aseksüel bir kişi de aşık olabilir ama belki de “seks” bu eşli yolculuğun çok da önemli bir parçası olmayacak. Yani insanlar cinsellikten uzak ilişkiler kurup aynı şekilde sevgi ve bağlılık duygusu yaşayabilirler.
Günlük Hayattan Komik Aşk Anları ve Aseksüellik
Hadi biraz da günlük hayata dair örneklerle bakalım. Diyelim ki bir akşam arkadaşlarımın olduğu bir ortamda, herkes “aaa aşık oldum” diye bir anda kendini birilerine açtı. Ben biraz duraksadım, içimden bir ses şöyle dedi: “Acaba benim de aşık olduğum biri var mı? Ya da aşık olma hissini gerçekten yaşıyor muyum?”. Tabii içimdeki ses buna odaklanırken, dışarıda da herkes birbiriyle muhabbet ederken ben, 25 yaşında biri olarak, aşk konusunda kendi başıma mini bir krize girdim. 🙂
Sonra arkadaşım bana döndü: “Ya sen de niye hep espri yapıyorsun? Aşk bu kadar ciddi bir şey değil mi?” Hemen dedim ki: “Aşk, tabii ki ciddi bir şey ama bazı duygular… ya da hisler, bize bazen esprili gelir. Herkesin aşkı farklı, bazen de komik oluyor.” Bunu dememle, ortamda bir sessizlik oldu. Bir an herkes sustu, sonra aynı kişi gülerek, “Demek ki sen de aşık oldun, ama bir şekilde bunu kabul etmek istemiyorsun!” dedi. Durum bir anda çok komik oldu, ama belki de her şey bir espri gibiydi. Ama esas soru: Ben gerçekten aşık mıyım?
Aşk ve Aseksüellik: Gerçekten Fark Var mı?
Sonuç olarak, aseksüel olmak, aşık olmanızı engelleyen bir şey değildir. Aşk, cinsellikten bağımsız bir deneyim olabilir. Yani, “Aseksüeller aşık olabilir mi?” sorusuna cevabım, kesinlikle evet. Aşkı yaşamak, hissetmek ve bağ kurmak tamamen farklı bir hikâye olabilir. Kim bilir, belki de aşkın tam tanımını henüz yapamadık. Ama şu kesin: Aşk, herkesin farklı bir versiyonunu yaşadığı bir duygu.
Şimdi, herkesin “aşk” dediği şeyin aslında ne kadar kişisel ve çok farklı olduğunu düşündüğümde, belki de son bir espriyle bitirmeliyim: “Aşk, aslında en iyi yalnızca kafanıza göre tanımlayabileceğiniz bir şeydir. Ama bazen, ona başka bir isim vermek gerekebilir.”